Kategori: Haberler |
0 Yorum |
75 Okunma |
Yazan: haliloncu | 30 Temmuz 2010 17:35:33
Atılım Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Savaş Zafer Şahin'e göre, İstanbul'un Dünya Mirası Listesi'nden çıkarılmasına götüren süreç yönetimsel zaafiyetlerden kaynaklanıyor. Atılım Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Görevlisi Dr. Savaş Zafer Şahin, İstanbul'un Dünya Mirası Listesinden çıkarılma olasılığının 'kesin' denecek oranda arttığına dikkat çekerek ''Brezilya'da 3 Ağustos tarihine kadar sürecek UNESCO Dünya Miras Komitesinin böyle bir karar alması durumunda İstanbul ve Türkiye adına çok ciddi bir kriz yaşanacağı açıktır.'' dedi.2009 yılında İspanya’nın Sevil Kentinde düzenlenen ve İstanbul’un dünya miras listesinden çıkarılma konusunda son defa uyarıldığı toplantıya Kültür ve Turizm Bakanlığını temsilen katılan Dr. Şahin, UNESCO Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme kapsamında Türkiye’den 9 adet kültür varlığı Dünya Miras Listesi’nde yer almakta olduğunu belirtti.
• Haliç Metro Geçiş Köprüsü dahil bir çok önemli ulaşım yatırımını gerçekleştiren İstanbul Büyükşehir Belediyesinin 2009 Yılı Nisan ayındaki Heyet raporunun yayımlanmasından sonra süreçten kopmasıdır.
• İstanbul Büyükşehir Belediyesi 2009 yılında Sevil’deki toplantıya gerekçesiz katılmamış, UNESCO ile diyalogu da en alt düzeye indirmiş ve uzun yıllar boyunca UNESCO’nun ısrarla gerçekleştirilmesini istediği çalışmaları gerçekleştirmemiştir.
• Aslında bu durum buzdağının görünen yüzüdür. 2000’li yılların başından bu yana Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Valiliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında gereken yönetsel bütünlük sağlanamamıştır.
• Kültür ve Turizm Bakanlığı konuya gereken önemi vererek Dünya Miras Alanlarına ilişkin bir birimi çok geç bir tarihte, ancak 2009 yılında kurmuştur.
• İstanbul’un Avrupa Kültür Başkenti olduğu 2010 gibi önemli bir yılda İstanbul’u Dünya Miras Alanı konusunda bilgilendirecek ve bilinçlendirecek bir iletişim, itibar yönetimi, halkla ilişkiler ve katılım stratejisi yoktur.
• Dışişleri Bakanlığı konuyu önemsememiştir. İstanbul gibi önemli karaların alındığı Dünya Miras Komitesinde Ülkemizin temsilcisi yoktur.
• Her tür kaynak ayrılmasına, konusunun uzmanı birçok yetkin bilim insanı bulunmasına rağmen yönetim planı gibi çok önemli çalışma son dakikaya bırakılmıştır.
• Ne yazık ki Türkiye İstanbul Dünya Miras Alanını UNESCO ile irtibat halinde ve uluslararası standartlar ve bilimsel bilgi doğrultusunda koruma adına yönetim zafiyeti göstermiş, sınıfta kalmıştır.
• İstanbul’un Tehlike Altındaki Miras Listesine alınması durumunda acilen ilgili tüm devlet kurumlarını içeren bir kriz masası oluşturulmalıdır.
• Bu kriz masası aracılığıyla uluslar arası otoriteler nezdinde girişimlerde bulunulmalı, İstanbul’un Tehlike Altındaki Miras Listesine alınmasının koruma çalışmalarında zafiyete sebep olmayacağı taahhüt edilmelidir.
• İstanbul’un Listeden çıkarılması koruma konusundaki çalışmaların gevşemesine kesinlikle sebebiyet vermemelidir.
• Gerekirse Boğaziçi Kanununda olduğu gibi İstanbul Dünya Miras Alanına özgü özel bir yasal düzenleme tartışılmalıdır.
• Konuya ilişkin olarak halen devam eden “alan yönetim planlama çalışmaları” bir an önce katılımcı yaklaşımla yeniden düzenlenmeli ve 2010 yılı içinde mutlaka bitirilmelidir.
• İstanbul’da gerçekleştirilen büyük altyapı yatırımlarının İstanbul Dünya Miras Alanına etkilerinin değerlendirileceği ve UNESCO yetkililerinin de davet edileceği uluslar arası katılımlı bir çalıştay düzenlenerek uzlaşma noktası oluşturulmalıdır.
• Haliç köprüsünün tasarımındaki renk, yükseklik, kalınlık gibi unsurlar Tarihi Yarımada silueti dikkate alınarak yeniden değerlendirilmeli, teknik zorunluluklar sebebiyle revizyon mümkün değilse bu bağımsız bir etki değerlendirilme kuruluşu tarafından raporlanmalı ve UNESCO’ya mutlaka sunulmalıdır.
Bilgi İçin : Dr. Savaş Zafer Şahin
szsahin@atilim.edu.tr
Share |